Son günlerde yaşanan bir olay, toplumda büyük yankı uyandırdı. İstanbul'un kalabalık caddelerinden birinde, seyyar satıcılık yapan Ceren isimli genç kadının zabıta ekipleri tarafından sokak ortasında darp edilmesi, tüm gözleri bu konuya çevirdi. Yaşanan olayın ardından sosyal medyada büyük tepki oluştu ve konuyla ilgili birçok yorum yapıldı. Peki, olayın detaylarına bakacak olursak, bu yaşananlar bize ne anlatıyor? Ceren’in gözünden bu olaya dair yaşadığı travmalar, adalet sisteminin ne denli tartışmalı olduğunu gözler önüne seriyor.
Ceren, yaşadığı bölgedeki yoğun trafikten, özellikle de turistik alanlardan gelen müşteri taleplerini değerlendirmek amacıyla bir tezgah açmıştı. Kendisi, çocukluğundan beri ailesinin geçimine katkı sağlamak amacıyla seyyar satıcılık yapıyor. O gün, diğer günlerden farklı olarak, iş yerindeki tezgahını kurdu ve günün ilk saatlerinde satış yapmaya başladı. Ancak, kısa süre içinde zabıta ekiplerinin bulunduğunu fark etti. Olayın başlama noktası biraz da hırsla dolu bir an olarak kaydedildi. Ceren, zabıta ekiplerine "Ben de burada ekmek kazanıyorum, lütfen bana dokunmayın," diyerek karşı çıktı. Ne yazık ki bu karşı duruş, olayların ciddiyetini artırdı.
Bir süre sonra, zabıta ekipleri Ceren’in tezgahını kaldırma kararı aldı. Bu sırada Ceren, tezgahının başından ayrılamayınca, bir grup zabıta annesi ve kardeşlerinin önünde Ceren’e fiziksel şiddette bulundu. Çevrede bulunan vatandaşlar, bu durumu şaşkınlık ve öfkeyle izlerken, bazıları müdahale etmeye çalıştı. Ancak, zabıtalar kalabalık bir kamu görevlisi ile karşı karşıya olduklarından, durumu kontrol altına almakta zorlandılar. Soyut olarak görülen bu olay, birçok kişinin gözünde sokakta ekmeğini kazanan bir genç kadına karşı uygulanan haksız bir şiddet eylemi olarak değerlendirildi.
Olay sonrası sosyal medyada binlerce kullanıcı, Ceren’in maruz kaldığı şiddet için adalet talep etti. Duyarlı vatandaşlar, #CerenEvininYoluHasanKağıtKumaş etiketi altında destek paylaşımları yapmaya başladı. Gözaltına alınan zabıta memurlarının yargılanmasını isteyen kullanıcılar, bu tür olayların tekrar yaşanmaması adına acil önlemler alınması gerektiğini savundu. Ceren’in yaşadığı olay, seyyar satıcıların toplumdaki yerini, zorluklarını ve karşılaştıkları adaletsizlikleri gündeme taşıdı. Geçici yasaklama veya lokasyon kısıtlamaları gibi uygulamaların, gerçek hayatta sokakta ekmek kazanmaya çalışan insanlara zarar vermesi eleştirildi.
Ceren'in ve benzeri durumda olanların yaşadığı travmalar, adalet sisteminin nasıl işlemesi gerektiğine dair önemli bir tartışma ortamı yarattı. Ceren, yaşadığı şiddet olayının ardından hem fiziksel hem de psikolojik olarak uzun bir iyileşme sürecine gireceğini belirtti; ne yazık ki yaşadığı travmaları kısa sürede atlatamayacağı belli. Daha fazla insanın Ceren’in hikâyesinde olduğu gibi mağdur olmaması için toplumda farkındalık yaratılması gerektiğine dikkat çekildi.
Bu olay, sokakta ekmeğini kazanan seyyar satıcıların önemini bir kez daha gözler önüne serdi. Toplumun alt kesimlerinden gelen insanlara yalnızca göz ardı edilmeleri yeterince bir sorun değilken, üstüne bir de şiddet uygulaması, tartışmaların daha da derinleşmesine yol açtı. Anlayış ve saygı çerçevesinde diyalog kurulması gerekliliği herkes tarafından benimsenmelidir. Zabıta ekiplerinin görevleri elbette ki önemlidir ancak bu görevlerin ifası esnasında, temel insan haklarına ihlal edilmemesi gerekmektedir. Özellikle de sokak ekmeği kazanan seyyar satıcılar da bu toplumun bir parçasıdır ve onların da korunmaya ihtiyacı vardır.
Ceren’nin hikayesi, kaçınılmaz bir değişimin habercisi olabilir mi? Yaşanan bu trajik olay, sadece Ceren’in değil, benzer durumda olan birçok kişinin sesinin duyulmasına zemin hazırlayabilir. Ceren gibi sokaklarda geçimini sağlayan gençlerin güvenliği ve hakları için toplum olarak birlik olunması gerektiği, herkesin üzerinde durması gereken bir konudur. Bu olay, dikkatle izlenmeli ve gerekli adımlar atılmalıdır. Her bireyin, bu tür olaylardan ders çıkartarak daha barışçıl bir sosyal düzenin inşası için katkıda bulunması bekleniyor. Zaman, değişimi getirecek olan en önemli unsurlardan biridir.